TR201802128T4 - İntratekal veya epidural yolla 3-[(1s,2s)-3-(dimetilamino)-1-etil-2-metilpropil]fenol uygulaması. - Google Patents

İntratekal veya epidural yolla 3-[(1s,2s)-3-(dimetilamino)-1-etil-2-metilpropil]fenol uygulaması. Download PDF

Info

Publication number
TR201802128T4
TR201802128T4 TR2018/02128T TR201802128T TR201802128T4 TR 201802128 T4 TR201802128 T4 TR 201802128T4 TR 2018/02128 T TR2018/02128 T TR 2018/02128T TR 201802128 T TR201802128 T TR 201802128T TR 201802128 T4 TR201802128 T4 TR 201802128T4
Authority
TR
Turkey
Prior art keywords
methylpropyl
phenol
ethyl
dimethylamino
acceptable salt
Prior art date
Application number
TR2018/02128T
Other languages
English (en)
Inventor
Bloms-Funke Petra
John Saunders Derek
Lang Eric
Original Assignee
Gruenenthal Gmbh
Priority date (The priority date is an assumption and is not a legal conclusion. Google has not performed a legal analysis and makes no representation as to the accuracy of the date listed.)
Filing date
Publication date
Application filed by Gruenenthal Gmbh filed Critical Gruenenthal Gmbh
Publication of TR201802128T4 publication Critical patent/TR201802128T4/tr

Links

Classifications

    • AHUMAN NECESSITIES
    • A61MEDICAL OR VETERINARY SCIENCE; HYGIENE
    • A61KPREPARATIONS FOR MEDICAL, DENTAL OR TOILETRY PURPOSES
    • A61K9/00Medicinal preparations characterised by special physical form
    • A61K9/0012Galenical forms characterised by the site of application
    • A61K9/0085Brain, e.g. brain implants; Spinal cord
    • AHUMAN NECESSITIES
    • A61MEDICAL OR VETERINARY SCIENCE; HYGIENE
    • A61KPREPARATIONS FOR MEDICAL, DENTAL OR TOILETRY PURPOSES
    • A61K31/00Medicinal preparations containing organic active ingredients
    • A61K31/13Amines
    • A61K31/135Amines having aromatic rings, e.g. ketamine, nortriptyline
    • A61K31/137Arylalkylamines, e.g. amphetamine, epinephrine, salbutamol, ephedrine or methadone
    • AHUMAN NECESSITIES
    • A61MEDICAL OR VETERINARY SCIENCE; HYGIENE
    • A61KPREPARATIONS FOR MEDICAL, DENTAL OR TOILETRY PURPOSES
    • A61K45/00Medicinal preparations containing active ingredients not provided for in groups A61K31/00 - A61K41/00
    • A61K45/06Mixtures of active ingredients without chemical characterisation, e.g. antiphlogistics and cardiaca
    • AHUMAN NECESSITIES
    • A61MEDICAL OR VETERINARY SCIENCE; HYGIENE
    • A61PSPECIFIC THERAPEUTIC ACTIVITY OF CHEMICAL COMPOUNDS OR MEDICINAL PREPARATIONS
    • A61P25/00Drugs for disorders of the nervous system
    • AHUMAN NECESSITIES
    • A61MEDICAL OR VETERINARY SCIENCE; HYGIENE
    • A61PSPECIFIC THERAPEUTIC ACTIVITY OF CHEMICAL COMPOUNDS OR MEDICINAL PREPARATIONS
    • A61P25/00Drugs for disorders of the nervous system
    • A61P25/04Centrally acting analgesics, e.g. opioids
    • AHUMAN NECESSITIES
    • A61MEDICAL OR VETERINARY SCIENCE; HYGIENE
    • A61KPREPARATIONS FOR MEDICAL, DENTAL OR TOILETRY PURPOSES
    • A61K31/00Medicinal preparations containing organic active ingredients
    • A61K31/13Amines
    • A61K31/135Amines having aromatic rings, e.g. ketamine, nortriptyline

Landscapes

  • Health & Medical Sciences (AREA)
  • Medicinal Chemistry (AREA)
  • Veterinary Medicine (AREA)
  • Public Health (AREA)
  • General Health & Medical Sciences (AREA)
  • Animal Behavior & Ethology (AREA)
  • Chemical & Material Sciences (AREA)
  • Life Sciences & Earth Sciences (AREA)
  • Pharmacology & Pharmacy (AREA)
  • Epidemiology (AREA)
  • Neurosurgery (AREA)
  • Engineering & Computer Science (AREA)
  • Neurology (AREA)
  • Biomedical Technology (AREA)
  • Emergency Medicine (AREA)
  • Psychology (AREA)
  • Orthopedic Medicine & Surgery (AREA)
  • Chemical Kinetics & Catalysis (AREA)
  • Bioinformatics & Cheminformatics (AREA)
  • Nuclear Medicine, Radiotherapy & Molecular Imaging (AREA)
  • General Chemical & Material Sciences (AREA)
  • Organic Chemistry (AREA)
  • Pain & Pain Management (AREA)
  • Acyclic And Carbocyclic Compounds In Medicinal Compositions (AREA)
  • Organic Low-Molecular-Weight Compounds And Preparation Thereof (AREA)

Abstract

Bu buluş bir hastada ağrı tedavisi için intratekal veya epidural yolla 3-[(1S,2S)-3-(dimetilamino)-1-etil-2-metil-propil]-fenol uygulamasına ilişkindir.

Description

TARIFNAME INTRATEKAL VEYA EPIDURAL YOLLA 3-[(1S,28)-3-(DIMETILAMINO)-1- ETIL-Z-METILPROPIL1FENOL UYGULAMASI Açiklama BULUSUN ALANI Bu bulus agri tedavisi için intratekal veya epidural yolla 3-[(1 S,ZS)-3-(dimetilamino)-l- etil-2-metilpropil]fen01 uygulamasina iliskindir.
BULUSA DAIR BILINEN HUSUSLAR Akut ve kronik agri tedavisi tipta son derece önemlidir. Çok etkili ek agri tedavisine su anda bütün dünyada ihtiyaç duyulmaktadir. Akut ve kronik agrinin hasta odakli ve amaca yönelik tedavisi için girisimlere, yani agrinin hasta için basarili ve tatmin edici bir sekilde tedavisine yönelik acil ihtiyaç son zamanlarda uygulanan analj ezikler alaninda çikan çok sayida bilimsel yazida ve nosisepsiyona iliskin temel arastirma çalismalarinda belgeleninektedir.
Opioidler yillardir agri tedavisi için analjezikler olarak kullanilmaktadir, ancak bunlar aliskanlik ve bagimlilik, solunum depresyonu, gastrointestinal inhibisyon, bulanti, kusma, üriner retansiyon ve inatçi kabizlik gibi bir dizi yan etkiye yol açmaktadir.
Milyonlarca insan agri çekmektedir. Agri bas agrilari, akut bel agrisi ve akut kas agrisi gibi daha önemsiz veya kronik agri gibi daha ciddi olabilir. Kronik agri kanser tedavisi, HIV, diyabet veya baska rahatsizliklarla iliskili olabilir. Kronik agrinin tedavisi güç olabilir, kronik agri çeken birçok kisi agrilarinin günümüzde kullanilan agri ilaçlariyla iyi bir sekilde kontrol altina alinmadigini veya ilaçlarinin önemli olumsuz etkileri (örnegin bulanti ve kusma, bagimlilik, tolerans ve benzeri) oldugunu fark etmektedir. Kronik agri, beklenen iyilesme süresinin ötesine uzanan agridir. Akut agrinin süresi genellikle sinirlidir ve agriyi tetikleyen uyaran giderildikten sonra hizla diner .
Kronik ve akut agriyla mücadelede karsilasilan bir problem, kronik ve akut agriya karsi son derece etkili olan morfin veya fentanil gibi u-opioidlerin yan etkileri, özellikle solunum depresyonudur. Ne yazik ki, agriyi opioidler olmadan etkili bir sekilde tedavi etmek çogunlukla mümkün degildir. Bu nedenle, birçok vakada solunum depresyonu ve u- opioidlere özgü baska yan etkilere iliskin korku, opioidlerin örnegin kanser hastalarinda siddetli agrida yetersiz bir seviyede kullanilmasiyla sonuçlanmaktadir (Davis ve digerleri, Respiratory Care Journal 1999, 44 (1)).
Opioid tapentadole ve/veya bunun enantiyomerlerine iliskin olarak, örnegin US Kronik agri tedavisi problemini çözmeye yönelik bir girisimde, intratekal ve epidural infüzyon pompalari ve kateterleri gelistirilmistir. Bu yaklasimlar opioidler, lokal anestetikler ve ilaçlari içeren çesitli sivi analjezik maddelerin baska mekanizmalarla aralikli, sürekli veya hemen hemen sürekli tatbikini amaçlamaktadir. Birçok infüzyon pompasi tamamen implante edilebilmekte, bu harici sistemlerin uzun süreli kullanimiyla karsilastirildiginda enfeksiyon riskinin azaltilinasina yardim etmektedir. Infüzyon pompasi hastalarin veya klinisyenlerinin dozaj miktarlarini veya günlük tatbik çizelgesini ayarlamasina izin vermek üzere programlanabilir, böylece hastanin degisen ihtiyaçlarinin karsilaninasina yardim edebilir.
Opioidlerin epidural veya intratekal tatbikinin avantaji, periferal veya supraspinal (diken üstü) mekanizmalarin aracilik ettigi opioid yan etkilerinin (Örnegin inatçi kabizlik, GI islev bozuklugu, bulanti ve kusma bilesenleri, potansiyel olarak üriner retansiyon bilesenleri ve benzeri) olus sikligini azaltma ihtimalinin olmasidir. Bu niyete ragmen, simdiye kadar hiçbir opioid merkezi sinir sistemiyle kisitlanarak periferal veya supraspinal dolayimli opioid yan etkilerinin ortaya çikma olasiligi elimine edilmedi.
Birçok kadina dogum sirasinda, dogum sancisini önlemek için epidural kateter vasitasiyla lokal anestetik ve opioidlerin kombinasyonlari uygulanir. Epidural kateteri yerlestirme islemi bazen istemeden bir epidural kan damarini kanülle delebilir ve bu, epidural olarak düsünülen çözeltinin istenmeyen bir sistemik uygulamasina yol açabilir.
Küçük bebeklerde opioidlerin kullanimi özel dikkat ve uzmanlik gerektirir. Yeni dogan bebekler, özellikle prematüre bebekler veya nörolojik anormallikleri veya pulmoner hastaligi olanlar, sistemik opioidler kullanildiginda apneye ve solunuin depresyonuna yatkindirlar (Purcell-Jones ve digerleri, The use of opioids in neonates. A retrospective eliminasyon yarilanma ömrünün daha uzun olacagi ve kan-beyin bariyerinin daha geçirgen olacagi sekilde degistirilir (Collins ve digerleri, Fentanyl pharmacokinetics and heinodynamic effects in preterm infants during ligation of patent ductus arteriosus. Anesth doz için opioidlerin beyin içi konsantrasyonlarinin daha büyük bebeklere veya yetiskinlere göre daha yüksek olmasiyla sonuçlanir. Dogum sirasinda annenin istenmeden opioidlere sistemik olarak maruz kalmasi yeni dogan bebekte solunum depresyonuna ve canlandirma (resüsitasyon) ihtiyacina yol açabilir.
Dolayisiyla agri tedavisi için, opioidlerle iliskili yan etkileri sinirlandiran ve yeni dogan bebekler söz konusu oldugunda daha fazla güvenlik potansiyeli saglayan yeni ilaçlara acilen ihtiyaç vardir.
BULUSUN ÖZETI Bu bulusun ainaci bir hastaya opioid analjezi uygulamanin bir usulünü sunmak olup, burada bilesimin uygulanmasi hastada periferal veya supraspinal dolayimli herhangi bir yan etkiyle sonuçlanmaz. 3-[(l S,25)-3-(dimetilamino)-l -etil-Z-metilpropil]fenolün veya bunun fizyolojik olarak kabul edilebilir bir tuzunun, bir hastada agrinin lokal olarak tedavi veya inhibe edilmesinde, hastada periferal veya supraspinal dolayimli yan etkiler göstermeden, beklenmedik bir sekilde özellikle etkili oldugu sasirtici bir sekilde kesfedildi.
Dolayisiyla bulus ihtiyaç duyan bir hastada agrinin lokal tedavisi veya inhibisyonunda kullanim için 3-[(1S,2S)-3-(dimetilamino)-l-etil-2-metilpropil]fenole veya bunun fizyolojik olarak kabul edilebilir bir tuzuna iliskin olup, sözü edilen hastada trombositlerden ari bir araliga, istemlerde tanimlandigi gibi 3-[(1S,ZS)-3-(dimetilamin0)- l- eti1-2 -metilpropil]fen01ün veya bunun fizyolojik olarak kabul edilebilir bir tuzunun farmakolojik olarak etkili bir miktarinin uygulanmasini içerir, bu uygulama hastada herhangi bir periferal veya supraspinal yan etkiyle sonuçlanmaz.
Bu amaca ayrica bulusa göre bir hastanin epidural ve intratekal araliga spesifik bir analjezik etkiye sahip 3-[(lS,2$)-3-(dimetilamino)-1-etil-2-metilpropil]fenol içeren bir bilesim uygulanarak ulasilmaktadir. Bu bilesik agriyi, özellikle kronik ve/veya kronik olmayan agriyi, hatta daha özel olarak kanser agrisi veya dogum sancisini içeren, epidural veya intratekal opioidin uygulandigi, implante edilebilir kalici veya geçici kateterleri gerektiren siddetli kronik agriyi lokal olarak tedavi veya inhibe etmek için kullanilabilir.
Bu amaca ayrica bu bulusun 3-[(1S,ZS)-3-(dimetilamin0)-l-eti1-2-metilpropil]fenol veya bunun fizyolojik olarak kabul edilebilir bir tuzunu içeren bilesim bir hastanin intratekal, intraserebroventriküler veya epidural aralik içine uygulanarak ulasilmaktadir.
Bu amaca ayrica hastanin epidural veya intratekal araliga tek bir bolus doz, aralikli bir bolus doz ve sürekli bir infüzyon dozundan olusan gruptan seçilen bir doz uygulanarak ulasilmaktadir.
Bu amaca bilesim intratekal veya epidural bir pompa veya intratekal veya epidural bir kateter kullanilarak uygulanmak suretiyle ulasilabilir. Bu amaca kalici veya geçici bir kateter kullanilarak da ulasilabilmektedir. Ayrica bu amaca implante edilebilir bir pompa kullanilarak da ulasilabilmektedir.
Ayrica bu amaca bilesim tek bir bolus doz, aralikli bolus dozlari veya sürekli infüzyon uygulanarak ulasilabilmektedir. ÇIZIMLERIN KISA AÇIKLAMASI Sekil lsde intratekal ilaç uygulamasindan sonra siçanlarda düsük siddette kuyruk sallaina testinde bir tasiyici kontrol grubuyla karsilastirmali olarak 3-[(l S,2S)-3-(dimetilamino)-l- etil-2-metilpropil]fenolün etkinliginin bir temsili gösterilmektedir.
BULUSUN AYRINTILI AÇIKLAMASI Tapentadol, yani (-)-(lR,2R)-3-(3-dimetilamino- l -etil-2-metil-propil)-fenol orta ila siddetli akut veya kronik agri tedavisinde etkili olan sentetik, merkezi etkili bir analjeziktir.
Tapentadol enantiyomeri, (3-[(lS,ZS)-3-(dimetilamino)-1-etil-2-metilpropil]fenol)”ün benzersiz bir biyoyararlanima sahip oldugu sasirtici bir sekilde kesfedildi. (3-[(1 S,ZS)-3- (dimetilamino)-1-etil-Z-metilpropil]fenol) fentanilinkine benzer bir güce sahiptir ve bu bilesigin akut agrinin bir hayvan modelinde omurilige lokal enjeksiyondan sonra antinosiseptif etkilere yol açtigi gösterilmistir (Örnek 29ye bakiniz). Ancak, 3-[(l S,ZS)-3- (dimetilamin0)-l -etil-Z-metilpropil]fen01 insanlarin kaninda, kan trombositlerinde gerçeklesen çok hizli alim ve sülfatlasmayla hizla metabolize oldugu için bilesigin insanlarda uygun agizdan biyoyararlanimi veya intravenöz biyoyararlanimi olmadigi sasirtici bir sekilde tespit edildi.
Bu benzersiz biyoyararlanim çesitli klinik durumlarda yararli özellikler saglamaktadir. Özellikle, bu bilesik agizdan opioidler alamayan ve intratekal veya epidural opioid uygulamasi gerektiren hastalarin tedavisi için yararlidir. Örnegin dogum sirasinda kadinlar çogunlukla tek basina veya bir lokal anestetikle kombinasyon halinde epidural veya intratekal opioidler alirlar. Bu sekilde uygulanan opioidler, epidural kateterin yanlis yerlestirilmesiyle veya annenin sistemik dolasimina sizmaya daha yatkin olan ve dolayisiyla dogum sirasinda bebege transplasental olarak aktarilabilen fentanil veya sufentanil gibi lipitte çözünür opioidlerin kullanilmasiyla istenmeden sistemik olarak absorbe edilebilir. Nadir durumlarda bu, bebekte, bebegin canlandirilmasini gerektiren solunum depresyonuna yol açabilir. Bu benzersiz biyoyararlanimin yararli olabilecegi klinik bir durumun baska bir örnegi, siddetli kronik agri veya kanser agrisi için epidural kateterler veya implante edilen intratekal pompalar vasitasiyla opioid tedavileri alan hastalardaki durumdur. Bu tip tedavi alan hastalar tipik olarak, inatçi kabizlik, GI islev bozuklugu, bulanti ve kusma bilesenleri, potansiyel olarak üriner retansiyon bileseni ve bunun gibi periferal veya supraspinal dolayimli opioid yan etkilerinin olus sikligini azaltmak için tedavi edilir.
Bu bulusun bilesigi kullanilarak, kan akimina giren opioidden kaynaklanan yan etkiler azaltilacak veya tamamen elimine edilecektir. Bilesik kan akimina girince trombositler tarafindan hizla sülfatlastirilir ve böylece etkisizlestirilir. Beyin-omurilik sivisinda (CSF) ve epidural aralikta trombositler olmadigi için, bilesik bu araliklarda etki için kullanilabilir halde kalir. 3 -[( l S,ZS)-3-(dimetilamino)-l -etil-Z-metilpropil] fenol uygulamasi için trombositlerle metabolizmanin olmadigi veya az oldugu araliklar da uygundur.
Dolayisiyla burada açiklandigi gibi bulusun farkli düzenlemeleri ayni zamanda, istemlerde tanimlandigi gibi, 3-[(1S,ZS)-3-(dimetilamino)-1-etil-2-metilpropi1]fenolün veya bunun fizyolojik olarak kabul edilebilir bir tuzunun trombositlerle metabolizmanin olmadigi veya az oldugu araliklarda kullanimina iliskindir.
Simdiye kadar, var olan hiçbir opioidin epidural veya intratekal araliga lokal uygulamadan sonra bu sekilde kisitlandigi bildirilmemistir. Özet olarak, lokal epidural veya intratekal uygulama sistemik biyoyararlanimin olmamasiyla birlikte, solunum depresyonu, aliskanlik, bagimlilik, bulanti, kusma, kabizlik/inatçi kabizlik ve üriner retansiyon gibi tipik sistemik, periferal veya supraspinal dolayimli opioid yan etkiler olmadan etkili agri tedavisi seçenegi sunmaktadir.
Ayrica, talep edildigi gibi 3-[(1S,ZS)-3-(dimetilamino)-1-etil-2-metilpropil]fenolün veya bunun fizyolojik olarak kabul edilebilir bir tuzunun kullanilmasi, dogum sirasinda hiç transplasental maruziyetin olinadigi bir tedavi seçenegi sunmakta ve yeni dogan bebegin güvenligini saglamaktadir. açiklanan usul kullanilarak üretilebilir.
Bu bulusun farmasötik bilesimi bir hastaya çesitli yollarla uygulanmak üzere formüle edilebilir. “Hasta” terimi burada bir insani belirtmek için kullanilmaktadir. “Ihtiyaç duyan hasta” terimi, burada agrinin giderilmesine ihtiyaç duyan bir insani belirtmek için kullanilmaktadir. Bu bulusun farmasötik bilesimi bir hastaya, bilesimin trombositlerden ari bir aralik içine tatbik edildigi herhangi bir yolla uygulanmak üzere formüle edilebilir.
Bulusa göre, uygulama intratekal, epidural veya intraserebroventriküler araliklara yapilir.
Bu bulusun farmasötik bilesimi intratekal olarak bir kateterle veya bir pompayla oldugu gibi sürekli infüzyonla veya intretakel olarak tek bir bolus enjeksiyonuyla veya aralikli bolus enj eksiyonuyla uygulanabilir. Ayrica bu bulusun farmasötik bilesimi epidural olarak bir kateterle veya bir pompayla oldugu gibi sürekli infüzyonla veya tek bir bolus enjeksiyonuyla veya aralikli bolus enj eksiyonuyla uygulanabilir.
Burada “aralikli bolus enjeksiyonu” veya “aralikli bolus dozu” terimleri örnegin farmasötik bilesimin hastaya sürekli degil, birden fazla kez uygulanmasini içerecek sekilde kullanilmaktadir. Bu aralikli uygulama örnegin farmasötik bilesimin otuz dakikada bir, saatte bir, birkaç saatte bir, birçok saatte bir, her gün, birkaç günde bir veya bunlarin kombinasyonlariyla uygulanmasi olabilir.
Bu bulusun farmasötik bilesimi Sürekli infüzyonla uygulandiginda, implante edilebilir bir pompa gibi implante edilebilir tatbik araçlari kullanilabilir. Bulus çerçevesinde kullanilabilen tatbik araçlarinin örnekleri arasinda vücuda veya kafatasina subkütanöz olarak implante edilebilen ve terapötik maddelerin sinirlere veya beyne tatbik edilebildigi bir erisim portu olan araçlar yer alir. Tatbik implante edilmis bir kateter vasitasiyla olur.
Infüzyon pompasi bir intratekal pompa, bir epidural tatbik infüzyon pompasi veya hastanin kontrol ettigi bir analjezi pompasi olabilir.
Bu bulusun farmasötik bilesimi avantajli bir sekilde esas itibariyla saf bir stereoizomer, özellikle enantiyomer veya diastereomer formunda veya esas olarak 18,28 enantiyomerlerini veya diastereomerlerini içeren stereoizomerlerin bir karisimi formunda uygulanir.
Formülasyona bagli olarak, bulusun farinasötik bilesimi tercihen uygun katki maddeleri ve/veya eksipiyanlar içerir. Bulusun amaci için uygun katki maddeleri ve/veya eksipiyanlar arasinda bu alanda uzman olanlarin bildigi galenik formülasyonlarin hazirlanmasina yönelik bütün bu tür maddeler yer alir. Bu eksipiyanlarin ve kullanilacak iniktarlarin seçimi farmasötik bilesimin nasil uygulanacaginin yani sira, hastanin agirligina ve durumuna baglidir ve bu alanda siradan vasiflara sahip olanlar tarafindan rutin deneylerle kolayca belirlenebilir.
Uygun katki maddelerinin ve/veya eksipiyanlarin örnekleri arasinda su, tamponlu salin, etanol, polyol (örnegin gliserol, propilen glikol, sivi polietilen glikol ve benzeri), dimetil sülfoksit (DMSO), yaglar, enjekte edilebilir organik esterler, örnegin etil oleat, deterjanlar, koruyucular, islatici maddeler, emülsifiye edici maddeler, dispersiyon maddeleri, süspansiyon maddeleri veya bunlarin uygun karisimlari yer alir. Ayrica bu bilesik epidural veya intratekal araliga uygulama için uygun lokal anestetikler veya baska analjeziklerle komibnasyon halinde uygulanabilir.
Hastaya uygulanacak etken bilesen miktari hastanin agirligina, uygulama tipine, tedavi edilen endikasyona ve agrinin siddetine bagli olarak degisir.
Etken bilesen tek bir doz bolus enjeksiyonu olarak, sürekli bir infüzyon olarak veya tedavi boyunca aralikli olarak uygulanacak tek bir doz olarak uygulama için formüle edilebilir.
En etkili uygulama yolunu ve dozaj ini belirleme usulleri bu alanda uzman olanlar tarafindan iyi bilinmekte ve tedavi için kullanilan bilesime, tedavinin amacina ve tedavi edilen hastaya göre degismektedir. Doz seviyesi ve biçimi tedaviyi uygulayan doktor tarafindan seçilmek üzere tek veya birden fazla uygulama yapilir.
Etken bilesen, tek bir doz, yani bir bolus enjeksiyonu olarak uygulama için veya tedavi boyunca aralikli olarak uygulanacak bir doz olarak formüle edildiginde, hastanin bir kg vücut agirligi için normal olarak 1 mg7den az, tercihen 500 ug°den az ve özellikle tercihen 250 ug”den az etken bilesen uygulanir.
Etken bilesen sürekli bir infüzyon olarak uygulama için formüle edildiginde, bir saatte hastanin bir kg vücut agirligi için normal olarak 250 ugaden düsük, daha tercihen bir saatte hastanin bir kg vücut agirligi için 125 ug,den düsük ve daha da tercihen bir saatte hastanin bir kg vücut agirligi için 75 ugSden düsük bir dozda uygulanir.
Bu bulus yine baska bir yönüyle 3-[(lS,ZS)-3-(dimetilamino)-1-etil-2-inetilpr0pil]fenolün veya bunun fizyolojik olarak kabul edilebilir bir tuzunun agrinin lokal tedavisine veya inhibisyonuna yönelik bir ilacin imalati için kullanimina iliskin olup, burada 3-[(1 S,ZS)-3- (dimetilamino)-l -etil-2-metilpropil]fenol veya bunun fizyoloj ik olarak kabul edilebilir bir tuzunu içeren bir bilesimin terapötik olarak etkili bir miktari ihtiyaç duyan bir hastaya, esas itibariyla hastanin trombositlerden ari bir araligina uygulanir.
Burada agrinin lokal tedavisinde veya inhibisyonunda kullanim için 3-[(IS,2S)-3- (dimetilamin0)-1-etil-Z-metilpropil]fenole veya bunun fizyolojik olarak kabul edilebilir bir tuzuna iliskin olarak açiklanan farkli düzenlemeler, bir ilacin imalati için 3-[(IS,ZS)-3- (diinetilainino)-l -etil-2-metilpr0pil]fenolün veya bunun fizyolojik olarak kabul edilebilir bir tuzunun yukarida sözü edilen kullanimi için de geçerlidir. ÖRNEKLER Asagidaki örnekler bu bulusun tercih edilen bazi düzenlemelerini ve yönlerini göstermek ve biraz daha açiklamak için sunulmaktadir ve bulusun çerçevesini sinirlandirdiklari seklinde yorumlanmamalidir. 3-[(l S,2S)-3-(dimetilamino)-1-etiI-Z-metil-propiljfenolün farmakokinetik profili In vz'vo farkli metabolik klirens (temizlenme) yollari ihtimali, hepatik mikrozomlar gibi hücre alti fraksiyonlar kullanilarak in vitro altta yatan oksidasyon veya konjugasyon reaksiyonlarinin hizlari hesaplanarak incelenebilir. 3-[(lS,ZS)-3-(dimetilamino)-l-etil-2- metilpropil]fenolüri mikrozomal oksidasyon hizinin çok düsük oldugu gösterilebildigi için, oksidatif metabolizmanin bu molekül için önemli bir inetabolik klirens yolu olma ihtimalinin olmadigi düsünüldü. 3-[(1S,ZS)-3-(dimetilainin0)-1-etil-2-metilpr0pil]fenolün enantiyomerik antipodu (bundan böyle 3-[(lR,2R)-3-(dimetilamin0)-l -etil-2- metilpropil]fenol) için de benzer bir düsük mikrozomal oksidasyon hizi gösterildi.
Insanlar da dâhil olmak üzere türlerin çogunda 3-[(1R,2R)-3-(dimetilamin0)-1-etil-2- metilpropil]fenolün baslica metabolik klirens yolu glukuronidasyondur ve dolayisiyla bu yolun 3-[(IS,ZS)-3-(dimetilamino)-1-etil-2-metilpr0pil]fenol için de baskin olmasinin çok büyük ihtimal oldugu düsünüldü. Gerçekten de, in vitro incelemeler iki enantiyomerin glukuronidasyon hizlarinin çok benzer oldugunu gösterdi. Sonuç olarak, 3-[(1R,2R)-3- (dimetilamino)-1-etil-2-metil-propil]fenolün insanlarda agizdan biyoyararlaniminin yaklasik olarak %33 oldugu bilindigi için, 3-[('lS,ZS)-3-(dimetilamino)-l-etil-2- metilpropil]fenolün insanlarda agizdan biyoyararlaniminin benzer olmasi bekleniyordu.
Sasirtici bir sekilde 3-[(1S,ZS)-3-(dimetilamino)-l-etil-2-metilpropil]fenolün agizdan biyoyararlanimi fiilen sifirdi.
Intravenöz uygulamadan sonra iki bilesigin farmakokinetigi incelendiginde, 3-[(1 S,ZS)-3- (dimetilamino)-1-etil-2-metilpropil]fenolün eliminasyon hizinin 3-[(1R,2R)-3- (dimetilamino)-1-etil-2-metilpropil]fenolünkinden çok daha yüksek oldugu ve hatta toplam hepatik kan akisinin klirensi temelinde açiklanabilenden de daha yüksek oldugu ortaya çikti. 3-[(1R,2R)-3-(dimetilamino)-l-etil-2-metilpropil]fenolün insanlarda eliminasyon yarilanina ömrü yaklasik 3.2 saattir; 3-[(IS,2S)-3-(dimetilamino)-1-etil-2- metilpropil]fenolün klirensi karaciger kan akisiyla sinirli olsaydi, eliminasyon yarilanma Ömrünün 2.2 saat olmasi beklenecekti. Aslinda 3-[(1S,ZS)-3-(dimetilamino)-1-etil-2- metilpropi1]fenolün eliminasyon yarilanma ömrü yaklasik olarak 0.75 saatti.
Esit dozlarin intravenöz uygulamalarindan sonra, 3-[(1S,ZS)-3-(dimetilamino)-l-eti1-2- metilpropil]fenolün ve 3-[(1R,2R)-3-(dimetilamin0)-1-etil-2-metilpropil]fenolün baslangiç plazma konsantrasyonlari esas itibariyla aynidir ve bu iki enantiyomerin benzer bir sekilde dagildigini kanitlar. Sonuç olarak, 3-[(1S,ZS)-3-(dimetilamino)-1-etil-2- metilpropil]fenolün kisa eliminasyon yarilanma ömrü ancak klirensi hepatik kan akisinin 5 katinda olusursa açiklanabilir, bu ek, tahminen hepatik olmayan klirens yolunun/yollarinin söz konusu olduguna isaret eder.
Kalp debisi (kardiyak çikis) türünde klirensler, tani kalp debisi bu organdan geçtigi için akcigerdeki kapsamli metabolizmadan kaynaklanabilir. Ancak 3-[(lS,2S)-3- (dimetilamin0)-l -etil-2-metilpropil]fenol için 3-[(1R,2R)-3-(dimetilamino)-l -etil-2-metil- propil]fenol için oldugundan daha fazla geçerli olmasi beklenecek bilinen hiçbir akcigere spesifik metabolik klirens yolu olmadigi için, bu ihtimal disi bir açiklama gibi görünmektedir.
Kalan ihtimal yüksek klirensin, kanin kendisinde olusan seteroselektif biyokimyasal bir süreçe bagli olmasiydi. Bu dogruysa, 3-[(1R,2R)-3-(dimetilamino)-1-etil-2- metilpropil]fenolün degil, ama 3-[(1S,ZS)-3-(dimetilamino)-1 -etil-2-metilpropil]fenolün, tam insan kani tarafindan zamana, konsantrasyona ve sicakliga bagli bir sekilde metabolize edilinesi beklenecektir.
Varsayimi test etmek için, saglikli gönüllülerden kan alindi, heparinize edildi (nihai heparin konsantrasyonu, 15 U/ml) ve 1 uM 3-[(1S,ZS)-3-(dimetilamino)-l -etil-2- metilpropil]fenol veya 3-[(1R,2R)-3-(dimetilamin0)-1-etil-2-metilpropil]fenol katildi.
Kapali test tüplerinde 37°Csde bir döner karistiricida karistirildi. Ilave edilen bilesiklerin kaybolma hizi, düzenli araliklarla temsili miktarlar alinarak, 5 dakika 5000 g”de santrifüjden geçirilerek ve üst faz analiz edilerek belirlendi. Üst fazlar sulu %25 amonyak (50 ul/ml plazma) ilavesiyle alkalilestirildi, bir iç standart katildi ve iki kez tersiyer bütil metil eterle (bir ml plazma için 2 ml) ekstrakte edildi. Eter tabakalari birlestirildi ve 150 u] kromatografi tamponu (asagiya bakiniz) içinde sulandirilinadan önce bir azot akimi içinde kurutuldu.
Bütün tahlil üst fazlari bir lnertsil 5 ODS 2 kolonunda (250 x 4.6 mm) ters faz HPLC”er analiz edildi. HPLC sistemi Dionex veya Gynkotekiten gelen ekipmandan olusuyordu.
Otomatik numune alici bir GINA 50T birimiydi (Gynkotek); pompa sistemi tip P58OA LPG°ydi (Gynkotek); kolon bir SHT 585 birimi (Gynkotek) kullanilarak termostatla °Ca ye ayarlandi. Atiklar genel olarak, bir RF 2000 dedektör (Dionex) kullanilarak 215 nm,de eksitasyondan sonra 300 nm7de floresans emisyonu açisindan izlendi; eksitasyon ve emisyon için dalga uzunluklari 3-[(1S,ZS)-3-(dimetilamin0)-l-etil-2-metilpr0pil]fenol veya 3-[(1R,2R)-3-(dimetilamino)-1-etil-2-metilpropil]-fenol için optimal olacak sekilde seçildi.
Kromatograamlar Chromeleon yazilimi versiyon kullanilarak degerlendirildi.
Genel olarak numuneler bir izokratik çözücü karisimi kullanilarak elute edildi. Sodyum karisim hazirlandi, gece boyunca bekletildi ve gazi giderildikten sonra kolon üzerinden geçirildi. Atik ilk olarak UV dedektöründen ve sonra floresans dedektörüne geçirildi.
Hiç 3-[(1R,2R)-3-(dimetilamin0)-1-etil-2-metilpropil]fenol kaybi gözlemlenmedi. Buna karsilik ilave edilen 3-[(1S,ZS)-3-(dimetilamin0)-l-etil-2-metilpropil]fenolde bir saatte için gerekli olan saatte %507lik ek kayba (beklenen glukuronidasyon hizina ek olarak) çok yakindir. Ayni deney oda sicakliginda (24°C9 uygulandiginda, sadece %731ik bir kayip10 gözlemlendi; ve 6°C,de hiç kayip gözlemlenmedi. Söz konusu sürecin sicakliga bagli oldugu açiktir, luM 3-[(1S,ZS)-3-(dimetilamin0)-1-etil-Z-metilpropil]fenol fazlaligindaki konsantrasyonlarda, tam kandaki net kayiplar altdogrusaldir ve bu klirens sürecinin enzimatik oldugunu ve farmakolojik olarak uygun konsantrasyonlarda ( 2 pMinin üzerindeki konsantrasyonlarda açik bir sekilde doyurulabilir oldugunu düsündürmektedir. Kan plazma, plazma enzimleri ve çesitli kan hücresi tiplerinden (eritrositler, lökositler, trombositler ve benzeri) olusur. 3-[(1S,ZS)-3-(dimetilamino)-l-etil- 2-metilpropil]fenolün plazmada stabil olmasi bekleniyordu ve oldugu kanitlandi. Kan hücresi tipleri arasinda trombositlerin bir sülfotransferaz olan SULT1A3°te en yüksek uygun enziinatik aktiviteye sahip olmasi bekleniyordu.
Trombosit açisindan zenginlestirilmis plazma, bu, daha büyük hücreleri (eritrositler, lökositler) çökelttigi için kan 10 dakika 400 g9de santrifüjden geçirilerek hazirlanabilir.
Belirli bir kan hacmi için trombosit açisindan zenginlestirilmis plazmada inkübasyon, zamana, konsantrasyona ve sicakligi bagimli bir sekilde tam kanin orijinal hacminde inkübasyon üzerine gözlemlenene esdeger bir miktarda 3-[(1S,ZS)-3-(dimetilamino)-1-etil- 2-metilpropil]fenol kaybina yol açabildi (ama 3-[(1R,2R)-3-(dimetilamino)-1-etil-2- metilpropil]fenol kaybina yol açmadi), bu, kayiplara sadece trombositlerin neden oldugunu düsündürmektedir. Reaksiyon hizinin konsantrasyona bagimliligindan, sürecin Km7sinin -1-etil-2-metilpropil]fenolün tam kan veya trombosit açisindan zenginlestirilmis plazmayla birlikte inkübasyonundan sonra sadece tek bir reaksiyon ürünü gözlemlendi ve bu HPLC“de ayni sekilde elute olarak sentetik 3-[(1S,ZS)-3-(dimetilamino)-1-etil-2-metilpr0pil]fenol-sülfati verdi.
Trombosit sülfotransferaz SULT] A3 sistemik biyojenik aminleri (dopamin, noradrenalin, serotonin) konjuge eder ve böylece etkisizlestirir. Bu biyojenik aminler çesitli bilesiklerle inhibe edilebilen spesifik transportörler tarafindan trombositler içine tasinir. 3-[(lS,2S)-3- (dimetilamin0)-1-etil-2-metilpropi1]fenolün konjugasyon hizinin ne dopamin transportu inhibitörlerinden (kokain, 10 uM; nomifensin, 10 uM; amfetamin, ne noradrenalin transportu inhibitörlerinden (Iluoksetin, 10 uM) ne de serotonin transportu inhibitörlerinden (dezipramin, etkilendigi gösterildi. Ayrica, hiçbir kosulda peletlenmis trombositlerde 3-[(IS,ZS)-3-(dimetilamin0)-1-etil-2-metilpropil]fenol-sülfat birikimi gözlemlenmedi. Sonuç olarak hücreler içine 3-[(IS,ZS)-3-(dimetilamin0)-1-etil-2- metilpropil]fenol alimi da konjuge inetabolitin ihraci da bu transportörlerin herhangi birinin yardimini gerektiriyor gibi görünmemektedir.
Trombositlerde hiç 3-[(IS,ZS)-3-(dimetilamin0)-1-eti1-2-metilpropil]fenol-sülfat birikimi gözlemlenmedigi için, trombosit islevini etkileyebilmesi ihtimali yoktur. Reaksiyonun Kmisi ( çok üzerinde oldugu için, sülfatlasma hizi 3-[(1S,ZS)-3-(dimetilamin0)-1-etil-2-metilpropil]fenol konsantrasyonuyla dogrusal iliski içinde olacaktir. Ayrica kandaki trombosit sayisiyla azalabilir; bu kemik iligi hastaliklarinda, sitostatik terapi ve radyoterapiden sonra veya diüretikler, penisilinler veya streptomisinle tedavi üzerine ortaya çikabilir. Asiri trombopeni olan hastalarda, 3-[(IS,ZS)-3-(dimetilamin0)-l -etil-2-metilpropil]-fenolün metabolik klirensinin esas olarak glukuronidasyonla, 3-[(lR,2R)-3-(dimetilamino)-1-eti1- 2-metilpropil]fenol için gözlemlenene denk bir hizda olusarak, eliininasyon yarilanma Ömrünü 0.75 saatten yaklasik 3 saate çikaracagi varsayilabilir.
Sonuç olarak, 3-[(1S,ZS)-3-(dimetilamino)-l-eti1-2-metilpropil]-fenol klirensi yeni bir yolla, trombositlerle sülfatlastirmayla saglanmaktadir. Bu, klirens hizinin, sistemik olarak genel merkezi farmakolojik etkilere yol açabildigi konsantrasyonlara varana kadar birikmesini önleyecek sekilde çok hizli olmasini garantiler. Dolayisiyla, lokal olarak, özellikle düsük bir doz oraninda uygulanirsa, muhtemelen sadece lokal farmakolojik etkiler olusacaktir.
Akut nosiseptif agri için bir hayvan modelinde intratekal ilaç uygulamasindan sonra 3-[(1S,2S)-3-(dimetilamin0)-1-etil-Z-metilpropillfenolün etkinligi 3-[(1S,ZS)-3-(dimetilamino)-l-etil-Z-metilpropil]-fenolün antinosiseptif etkileri siçanlarin omuriligine lokal ilaç uygulamasindan sonra düsük siddette kuyruk sallama testinde degerlendirildi.
Malzeme ve Usuller: Hayvanlar Bir ticari üreticiden (J anvier, Le Genest St Isle, Fransa) alinan 160 erkek Sprague Dawley siçani (200 ila 260 g vücut agirligi) standardize kosullar altinda tutuldu: aydinlik/karanlik <0.2 m/saniye. Hayvanlara istendiginde erisilebilecek sekilde su ve N0rhrlin”den (Bad Salzuflen, F RG) siçanlar/fareler/hamsterler için üretilmis mama verildi. Hayvanlar Makrolon kafes tipi 4”te altisarlik gruplar halinde tutuldu. Tatbik günü ile test günü arasinda en az 5 gün vardi.
Deneysel Hazirlik Deneyler Rhema-Labortechniklten (Hofheim/Ts., FRG) bir kuyruk sallama testi aleti kullanilarak yapildi. Ilaç uygulamasindan önce ve sonra, bir radyan isi hüzmesi siçanin kuyrugunun dorsal yüzeyi üzerine kökten yaklasik 2 ila 4 cm uzak olarak odaklandi. Test sirasinda hayvanlar hareketsiz tutuldu. Lambanin yakilmasiyla kuyrugun çekilmesi arasindaki gecikme süresi ölçüldü. Her hayvan grubu için 4.5-9 saniyelik bir ortalama test öncesi deger elde etmek için radyan isi hüzmesinin siddeti maksimum degerin %40°ina ayarlandi. Sadece test öncesi gecikme süreleri 15 saniye veya daha kisa olan hayvanlar ve test Öncesi degerleri 2 saniyeden fazla farkli olmayanlar testler için kullanildi. Doku hasarindan kaçinmak için, kuyruk çekilmediginde radyan isi hüzmesi en fazla 30 saniye Intratekal 3-[(1S,ZS)-3-(dimetilamin0)-1-etil-2-metilpropil]fenol uygulamasi L1 ve L3 arasina enjeksiyonla hafif eter anestezisi altinda yapildi. Bir kontrol grubu %09 salinle tedavi edildi.
Veri Analizi Tek tek gecikme süreleri asagidaki formüle göre Mümkün Olan Maksimum Etki yüzdesi (%MPE) olarak hesaplandi: VTM: ortalama test öncesi deger, 30 saniye: esik deger.
Veriler iliskili hayvan grubu için ortalama ± s.e.m. olarak ifade edildi.
Sonuçlar Intratekal (i.t.) 3.15 tig/hayvan uygulamasindan sonra, 3-[(lS,ZS)-3-(dimetilamino)-l-etil- 2-metilpropil]fenol uzun süre etkili bir antinosiseptif etkiye yol açti ve Sekil l”de gösterildigi gibi uygulama basina maksimum 59.71 ± 2.94 %MPE 20 dakikaya ulasti.
Kuyruk çekmede gecikme Süreleri mümkün olan maksimum etkinin yüzdesi (%MPE) olarak ifade edilir. Kontrol hayvanlarina i.t. salin enjekte edildi. Veriler ortalama ±s.e.m. olarak ifade edilmektedir (n:10). ('70) MFB Dosya No. :EP-17590 Resim Adedi: 1 Düsük Siddetli Kuyruk sallama testi, siçan, intratekal ilaç uygulamasi -iii- Bulusun bilesigi 3,15 pg/hayvan enjeksiyondan sonra dakikalar

Claims (10)

  1. ISTEMLER 1. Agrinin lokal tedavisinde veya inhibisyonunda kullanim için 3-[(lS,ZS)-3- (dimetilamino)-1-etil-2-metilpr0pil]fenol veya bunun fizyolojik olarak kabul edilebilir bir tuzu olup, özelligi 3-[(1S,ZS)-3-(dimetilamino)-l-etil-Z-metilpropil]fenol veya bunun fizyolojik olarak kabul edilebilir bir tuzunu içeren bir bilesimin terapötik olarak etkili bir miktarinin ihtiyaç duyan bir hastada trombositlerden esas itibariyla ari bir araliga uygulanmasidir, burada esas itibariyla trombositlerden ari aralik intratekal, epidural ve intraserebroventriküler araliklardan olusan gruptan seçilir, özelligi - sözü edilen bilesimin uygulanmasinin periferal veya supraspinal dolayiinli herhangi bir yan etkiyle sonuçlanmamasi ve - sözü edilen hastanin bir insan olmasidir.
  2. 2. Istem lie uygun kullanim için 3-[(1S,ZS)-3-(dimetilamino)-l-etil-2-metilpr0pil]fenol veya bunun fizyolojik olarak kabul edilebilir bir tuzu olup, özelligi bilesimin hastanin intratekal araligina uygulanmasidir.
  3. 3. Istem 2,ye uygun kullanim için 3-[(1S,2S)-3-(dimetilamino)-l-etil-Z-metilpropil]fenol veya bunun fizyolojik olarak kabul edilebilir bir tuzu olup, özelligi bilesimin bir intratekal pompayla uygulanmasidir.
  4. 4. Istem ?Ve uygun kullanim için 3-[(1S,2S)-3-(dimetilamino)-1-etil-2-metilpropil]fenol veya bunun fizyolojik olarak kabul edilebilir bir tuzu olup, özelligi pompanin hastaya implante edilmesidir.
  5. 5. Istem l”e uygun kullanim için 3-[(l S,ZS)-3-(dimetilamino)-1-etil-Z-metilpropil]fenol veya bunun fizyolojik olarak kabul edilebilir bir tuzu olup, özelligi bilesimin hastanin epidural araligina uygulanmasidir.
  6. 6. Istem 5°e uygun kullanim için 3-[( l S,28)-3-(dimetilamin0)-1-etil-Z-metilpropil]fenol veya bunun fizyolojik olarak kabul edilebilir bir tuzu olup, özelligi bir epidural kateter vasitasiyla uygulanmasidir.
  7. 7. Istem 6'ya uygun kullanim için 3-[(1S,ZS)-3-(dimetilamin0)-1-etil-Z-metilpropil]fenol veya bunun fizyolojik olarak kabul edilebilir bir tuzu olup, özelligi epidural kateterin kalici veya geçici bir kateter olmasidir.
  8. 8. Istem 5,e uygun kullanim için 3-[(l S,ZS)-3-(dimetilamino)-l-etil-Z-metilpropil]fenol veya bunun fizyolojik olarak kabul edilebilir bir tuzu olup, özelligi bilesimin bir pompayla uygulanmasidir.
  9. 9. Istem 1-8'in herhangi birine uygun kullanim için 3-[(1S,2S)-3-(dimetilamino)-l-etil-Z- metilpropil]fenol veya bunun fizyolojik olarak kabul edilebilir bir tuzu olup, burada tedavi edilmekte olan agrinin dogum sancisi olmasidir.
  10. 10. Istem 1-9lun herhangi birine uygun kullanim için 3-[(1S,ZS)-3-(dimetilamino)-1-etil-2- metilpropil]fenol veya bunun fizyolojik olarak kabul edilebilir bir tuzu olup, özelligi tedavi edilmekte olan agrinin kronik agri veya kanser agrisi olmasidir. 2-metilpr0pil]fenol veya bunun fizyolojik olarak kabul edilebilir bir tuzu olup, özelligi bilesimin hastanin epidural veya intratekal araligina tek bir bolus doz, aralikli bir bolus doz ve bir sürekli infiizyon dozundan olusan gruptan seçilen bir dozla uygulanmasidir. 12. Istem 2”ye uygun kullanim için 3-[(l S,ZS)-3-(dimetilamin0)-l-etil-Z-metilpropil]fenol veya bunun fizyolojik olarak kabul edilebilir bir tuzu olup, özelligi bilesimin intratekal araliga uygulama için uygun bir veya daha fazla baska ilaçla kombinasyon halinde uygulanmasidir. 13. Istem 5,e uygun kullanim için 3-[(lS,ZS)-3-(dimetilamino)-l-etil-2-metilpropil]fenol veya bunun fizyolojik olarak kabul edilebilir bir tuzu olup, özelligi bilesimin epidural araliga uygulama için uygun bir veya daha fazla baska ilaçla kombinasyon halinde uygulanmasidir.
TR2018/02128T 2011-07-29 2012-07-27 İntratekal veya epidural yolla 3-[(1s,2s)-3-(dimetilamino)-1-etil-2-metilpropil]fenol uygulaması. TR201802128T4 (tr)

Applications Claiming Priority (1)

Application Number Priority Date Filing Date Title
US201161513163P 2011-07-29 2011-07-29

Publications (1)

Publication Number Publication Date
TR201802128T4 true TR201802128T4 (tr) 2018-03-21

Family

ID=46682789

Family Applications (1)

Application Number Title Priority Date Filing Date
TR2018/02128T TR201802128T4 (tr) 2011-07-29 2012-07-27 İntratekal veya epidural yolla 3-[(1s,2s)-3-(dimetilamino)-1-etil-2-metilpropil]fenol uygulaması.

Country Status (20)

Country Link
US (1) US8895623B2 (tr)
EP (2) EP3300726A1 (tr)
JP (1) JP6038138B2 (tr)
AU (1) AU2012289763B2 (tr)
BR (1) BR112014000969A2 (tr)
CA (1) CA2839122C (tr)
CY (1) CY1119933T1 (tr)
DK (1) DK2736501T3 (tr)
ES (1) ES2663403T3 (tr)
HR (1) HRP20180296T1 (tr)
HU (1) HUE036567T2 (tr)
LT (1) LT2736501T (tr)
MX (1) MX353456B (tr)
NO (1) NO2736501T3 (tr)
PL (1) PL2736501T3 (tr)
PT (1) PT2736501T (tr)
RS (1) RS56947B1 (tr)
SI (1) SI2736501T1 (tr)
TR (1) TR201802128T4 (tr)
WO (1) WO2013017233A1 (tr)

Family Cites Families (10)

* Cited by examiner, † Cited by third party
Publication number Priority date Publication date Assignee Title
DE4426245A1 (de) 1994-07-23 1996-02-22 Gruenenthal Gmbh 1-Phenyl-3-dimethylamino-propanverbindungen mit pharmakologischer Wirkung
PE20030527A1 (es) * 2001-10-24 2003-07-26 Gruenenthal Chemie Formulacion farmaceutica con liberacion retardada que contiene 3-(3-dimetilamino-1-etil-2-metil-propil) fenol o una sal farmaceuticamente aceptable del mismo y tabletas para administracion oral que la contienen
DE10163421A1 (de) * 2001-12-21 2003-07-31 Gruenenthal Gmbh Verwendung von (+)-(1S,2S)-3-(3-Dimethylamino-1-ethyl-2-methyl-propyl)phenol als Antiemetikum
EP1893190A4 (en) * 2005-04-28 2010-07-28 Theraquest Biosciences Llc METHODS AND COMPOSITIONS FOR TREATING PAIN
ATE502629T1 (de) * 2006-04-28 2011-04-15 Gruenenthal Gmbh Pharmazeutische kombination mit 3- (3- dimethylamino-1-ethyl-2-methyl-propyl) phenol und einem nsar
US20070254960A1 (en) * 2006-04-28 2007-11-01 Gruenenthal Gmbh Pharmaceutical combination
DE102007012165A1 (de) * 2007-03-12 2008-09-18 Grünenthal GmbH Verwendung von 1-Phenyl-3-dimethylamino-propanverbindungen zur Therapie des Neuropathieschmerzes
KR101730924B1 (ko) * 2008-09-05 2017-04-27 그뤼넨탈 게엠베하 3-(3-디메틸아미노-1-에틸-2-메틸-프로필)-페놀과 항간질제의 약제학적 병용물
RU2673882C1 (ru) * 2008-10-30 2018-12-03 Грюненталь Гмбх Новые и эффективные лекарственные формы тапентадола
CN103501775A (zh) 2011-03-04 2014-01-08 格吕伦塔尔有限公司 他喷他多的胃肠外给药

Also Published As

Publication number Publication date
AU2012289763A1 (en) 2014-01-16
EP2736501B1 (en) 2017-12-20
CA2839122A1 (en) 2013-02-07
PL2736501T3 (pl) 2018-06-29
LT2736501T (lt) 2018-03-26
ES2663403T3 (es) 2018-04-12
MX2014000814A (es) 2014-02-27
PT2736501T (pt) 2018-03-26
HRP20180296T1 (hr) 2018-03-23
HUE036567T2 (hu) 2018-07-30
DK2736501T3 (en) 2018-02-26
US8895623B2 (en) 2014-11-25
RS56947B1 (sr) 2018-05-31
CY1119933T1 (el) 2018-12-12
NO2736501T3 (tr) 2018-05-19
JP2014524924A (ja) 2014-09-25
WO2013017233A1 (en) 2013-02-07
BR112014000969A2 (pt) 2017-04-18
CA2839122C (en) 2019-10-01
JP6038138B2 (ja) 2016-12-07
MX353456B (es) 2018-01-15
EP3300726A1 (en) 2018-04-04
EP2736501A1 (en) 2014-06-04
SI2736501T1 (en) 2018-03-30
AU2012289763B2 (en) 2017-07-13
US20130085184A1 (en) 2013-04-04

Similar Documents

Publication Publication Date Title
ES2210359T3 (es) Composiciones para el tratamiento del dolor.
de Wit et al. Drug reinstatement of heroin-reinforced responding in the rat
US12390438B2 (en) Extended duration local anesthetic formulation
EP4360621B1 (en) Formulations of bendamustine
JP2004521112A (ja) 関節痛治療薬を製造することへの神経毒性物質の使用
CN1128620C (zh) 左布比卡因在制备治疗偏头痛的药物中的用途
JP2025011312A (ja) p-ボロノフェニルアラニンを含有する注射液剤の析出防止方法
TR201802128T4 (tr) İntratekal veya epidural yolla 3-[(1s,2s)-3-(dimetilamino)-1-etil-2-metilpropil]fenol uygulaması.
US9504666B2 (en) Chloroprocaine-based pharmaceutical composition for repeated intrathecal administration
Valairucha et al. Cost-effectiveness of thoracic patient-controlled epidural analgesia using bupivacaine with fentanyl vs bupivacaine with morphine after thoracotomy and upper abdominal surgery
WO2022175973A1 (en) An injectable composition for long term delivery of nalbuphine or nalbuphine ester prodrug or its salts and use thereof
Dupleix et al. The effect of maropitant on sedation, propofol requirements, and cardiovascular function at induction of anesthesia in healthy cats
CN101400335A (zh) 用于cns病症的治疗剂的稳定制剂的中枢给药