TARIFNAME TOPRAKTAKI MIKROBIYAL AKTIVITENIN GELISTIRILMESINE YÖNELIK BIR YÖNTEM BULUSUN ALANI Mevcut bulus, toprakta mikrobiyal aktivitenin arttirilmasi veya gelistirilmesine yönelik yöntemlerle ilgilidir. ARKA PLAN maddeden biri veya her ikisini birden içeren bir bilesimin uygulanmasiyla bitkilerin büyümesini gelistirmeye yönelik bir yöntemi açiklar. BULUSUN ÖZETI Mevcut bulus, istem 1'de ortaya konulan bir yöntemle ilgilidir. Mevcut bulusun bir yönünde mikrobiyal aktivite, muamele edilmemis topraktaki mikrobiyal aktivite seviyesinin 1.5 ila 15.0 kati arasinda arttirilir. Mevcut bulusun bir baska yönünde, mikrobiyal aktivite PMN (potansiyel olarak mineralize edilebilir azot) cinsinden mgN/g/birim zaman (mikrogram azot / gram / birim zaman) veya mgN/g/hafta (mikrogram azot / gram / hafta) birimiyle ölçülür. Mevcut bulusun yine bir baska yönünde, islenmemis toprakta yetisen bitkilerin kökleri ile karsilastirildiginda, söz konusu toprakta yetisen bitkilerin kök gelisimini arttirma veya uyarma saglanir. Mevcut bulusun yine bir baska yönünde, yöntem, bahsedilen toprakta yetisen bitkilerin üretim veriminin, islenmemis toprakta yetisen bitkilerin üretim verimine kiyasla arttirilmasini içerir. Mevcut bulusun yine bir baska yönünde, bahsedilen bilesim 5 L/ha ila 100 L/ha arasinda bir oranda uygulanir. Mevcut bulusun yine bir baska yönünde, bahsedilen bilesim ayrica bir gübre içerir. Bu bulusun yine bir baska yönünde bilesim ayrica etil alkol içerir. Mevcut bulusun yine bir baska yönünde bilesim bir konsantredir. Mevcut bulusun yine bir baska yönünde bilesim, damla sulama, yagmurlama sulama veya islatma yoluyla uygulanir. Mevcut bulusun daha baska bir yönünde bilesim, bahsedilen topraga, büyüme mevsimi boyunca en az bir kez uygulanir. Bazi yapilanmalarda, isleme ihtiyaci olan topragin tanimlanmasi, mikrobiyal aktivite seviyesinin belirlenmesiyle yapilir ve düsük seviyeler için mikroplarin aktivitesini arttirmak üzere etkili bir miktarda bir bilesim uygulanir. Bazi yapilanmalarda, bilesim ayrica bir gübre içerir. Bazi yapilanmalarda, bilesim ayrica bir deniz yosunu özütü içerebilir. Bazi yapilanmalarda, bilesim ayrica mikro besinler içerir. Bazi yapilanmalarda, bilesim agirlikça %5 ila agirlikça %10 arasinda propilen glikol içeren bir konsantredir. Bazi yapilanmalarda konsantre, agirlikça %6 ila %9 oraninda propilen glikol içerir. Bazi yapilanmalarda, konsantre %8 ila %9 propilen glikol içerir. Tercih edilen bazi yapilanmalarda, konsantre %8.8 propilen glikol içerir. Bazi yapilanmalarda, bilesim ayrica sodyum lauret sülfat içerir. Bazi yapilanmalarda, bilesim agirlikça %3 ila agirlikça %10 sodyum lauret sülfat içeren bir konsantredir. Bazi yapilanmalarda konsantre, agirlikça %4 ila %9 sodyum lauret sülfat içerir. Bazi yapilanmalarda, konsantre %5 ila %7 sodyum lauret sülfat içerir. Tercih edilen bazi yapilanmalarda, konsantre %6 sodyum lauret sülfat içerir. Bazi yapilanmalarda, bilesim ayrica ikincil alkol etoksilat içerir. Bazi yapilanmalarda, bilesim agirlikça %10 ila agirlikça %30 oraninda ikincil alkol etoksilat içeren bir konsantredir. Bazi yapilanmalarda konsantre, agirlikça %15 ila %25 oraninda ikincil alkol etoksilat içerir. Bazi yapilanmalarda, konsantre %18 ila %22 oraninda ikincil alkol etoksilat içerir. Tercih edilen bazi yapilanmalarda, konsantre %20 sekonder alkol etoksilat içerir. Bazi yapilanmalarda, bilesim ayrica üre içerir. Bazi yapilanmalarda, bilesim agirlikça agirlikça %05 ila %15 üre içerir. Bazi yapilanmalarda, konsantre %08 ila %12 üre içerir. Tercih edilen bazi yapilanmalarda, konsantre %0.1 üre içerir. Bazi yapilanmalarda, bilesim ayrica metil paraben içerir. Bazi yapilanmalarda, bilesim agirlikça %001 ila agirlikça %20 metil paraben içeren bir konsantredir. Bazi yapilanmalarda konsantre, agirlikça %002 ila %15 metil paraben içerir. Bazi yapilanmalarda konsantre %003 ila %10 metil paraben içerir. Tercih edilen bazi yapilanmalarda, konsantre %0.1 metil paraben içerir. Tercih edilen bazi yapilanmalarda, metil paraben, benzoik asidin bir metil esteridir. Bazi yapilanmalarda, bilesim ayrica propil paraben içerir. Bazi yapilanmalarda, bilesim agirlikça %001 ila agirlikça %20 propil paraben içeren bir konsantredir. Bazi yapilanmalarda konsantre, agirlikça %002 ila %15 propil paraben içerir. Bazi yapilanmalarda, konsantre %003 ila %10 propil paraben içerir. Tercih edilen bazi yapilanmalarda, konsantre %0.1 propil paraben içerir. Tercih edilen bazi yapilanmalarda, propil paraben bir benzoik asit propil esteridir. Bazi yapilanmalarda, bilesim ayrica portakal yagi içerir. Bazi yapilanmalarda, bilesim agirlikça %1 ila agirlikça %20 arasinda portakal yagi içeren bir konsantredir. Bazi yapilanmalarda konsantre, agirlikça %2 ila %15 oraninda portakal yagi içerir. Bazi yapilanmalarda, konsantre %5 ila %12 portakal yagi içerir. Tercih edilen bazi yapilanmalarda, konsantre %10 portakal yagi içerir. Tercih edilen bazi yapilanmalarda, portakal yagi Valencia portakal yagidir. Yine tercih edilen baska yapilanmalarda, portakal yagi soguk preslenmis portakal yagidir. Bazi yapilanmalarda, bilesim ayrica etil alkol içerir. Bazi yapilanmalarda, bilesim agirlikça %1 ila agirlikça %15 arasinda etil alkol içeren bir konsantredir. Bazi yapilanmalarda konsantre, agirlikça %2 ile yaklasik %10 etil alkol içerir. Bazi yapilanmalarda, konsantre %3 ila yaklasik %7 etil alkol içerir. Tercih edilen bazi yapilanmalarda, konsantre %55 etil alkol içerir. Bazi yapilanmalarda, bilesim ayrica sitrik asit içerir. Bazi yapilanmalarda, bilesim agirlikça %001 ila agirlikça %20 sitrik asit içeren bir konsantredir. Bazi yapilanmalarda konsantre, agirlikça %002 ila %15 sitrik asit içerir. Bazi yapilanmalarda konsantre %003 ila yaklasik %1.0 sitrik asit içerir. Tercih edilen bazi yapilanmalarda, konsantre %O.1 sitrik asit içerir. Bazi yapilanmalarda, mevcut bulus toprakta mikrobiyal aktivitenin arttirilmasi veya gelistirilmesine yönelik yöntemlere yönelik olup: isleme tabi tutulmasi gereken topragin seçilmesi ve bir veya daha fazla yüzey aktif madde ve bir veya daha fazla yüksek terpen bazli yag içeren bir bilesimin etkili bir miktarinin isleme tabi tutulmasi gereken topraga uygulanmasini; ve böylece isleme tabi tutulmak üzere seçilen toprakta isleme tabi tutulmayan toprakla karsilastirildiginda mikrobiyal aktivitenin arttirilmasini veya gelistirilmesini içerir. Bazi yapilanmalarda, mikrobiyal aktivitedeki artis, isleme tabi tutulmayan topraktaki mikrobiyal aktivite düzeyinin 1.5 ila 15.0 kati arasindadir. Bazi yapilanmalarda, mikrobiyal aktivitedeki artis, isleme tabi tutulmayan topraktaki mikrobiyal aktivite düzeyinin 1.5 ila 10.0 kati arasindadir. Bazi yapilanmalarda, mikrobiyal aktivitedeki artis, isleme tabi tutulmayan topraktaki mikrobiyal aktivite düzeyinin 1.5 ila 8.0 kati arasindadir. Bazi yapilanmalarda, mikrobiyal aktivitedeki artis, isleme tabi tutulmayan topraktaki mikrobiyal aktivite düzeyinin 1.5 ila 7.0 kati arasindadir. Bazi yapilanmalarda, mikrobiyal aktivitedeki artis, isleme tabi tutulmayan topraktaki mikrobiyal aktivite düzeyinin 1.5 ila 6.0 kati arasindadir. Bazi yapilanmalarda mikrobiyal aktivite, mgN/g/birim zaman (birim zamanda gram basina mikrogram azot) birimlerinde PMN (Potansiyel olarak minerallestirilebilir azot) olarak ölçülür. Diger bazi yapilanmalarda, mikrobiyal aktivite, baska birimler kullanilarak veya mikrobiyal aktiviteyi belirlemek için baska ölçümler kullanilarak ölçülebilir. Bazi yapilanmalarda PMN, mgN/g/hafta (haftada gram basina mikrogram azot) birimleriyle ölçülür. Bazi yapilanmalarda, isleme tabi tutulmus toprakta yetisen bitkilerin kök gelisimi, isleme tabi tutulmamis toprakta yetisen bitkilerin köklerine kiyasla arttirilmis olur. Bazi yapilanmalarda, isleme tabi tutulmus toprakta yetisen bitkilerin kök gelisimi, isleme tabi tutulmamis toprakta yetisen bitkilerin köklerine kiyasla, mikrobiyal aktivitedeki bir artisin sonucunda uyarilmis olur. Bazi yapilanmalarda, isleme tabi tutulmus toprakta yetisen bitkilerin üretim verimi, isleme tabi tutulmamis toprakta yetisen bitkilerin üretim verimine kiyasla arttirilmis Bazi yapilanmalarda, isleme tabi tutulmus topragin isleme tabi tutulmamis topraga göre daha büyük bir suya dayanikli parçacikli agrega yüzdesi vardir. Bazi yapilanmalarda, isleme tabi tutulmus toprak, isleme tabi tutulmamis topraktan daha büyük bir suya dayanikli parçacikli agrega yüzdesine sahiptir ve daha kolay ufalanir. Bazi yapilanmalarda, bulusun bilesimleri 5 L/ha ila 100 L/ha arasinda bir oranda uygulanir. Bazi yapilanmalarda, bulusun bilesimleri 5 L/ha ila 40 L/ha oraninda uygulanir. Bazi yapilanmalarda, bulusun bilesimleri 5 L/ha ila 30 L/ha oraninda uygulanir. Bazi yapilanmalarda, bulusun bilesimleri 5 L/ha ila 20 L/ha oraninda uygulanir. Bazi yapilanmalarda, bulusun bilesimleri yaklasik 10 L/ha oraninda uygulanir. Bulusun bazi yapilanmalarinda, bilesim 20 L/ha oraninda uygulanir. Tercih edilen bazi yapilanmalarda, bulusun bilesimleri konsantredir. Bazi yapilanmalarda, bulusun bilesimleri bir büyüme mevsimi boyunca topraga bir kez uygulanir. Diger yapilanmalarda, bilesimler bir büyüme mevsimi boyunca iki kez topraga uygulanir. Diger yapilanmalarda, bilesimler bir büyüme mevsimi boyunca topraga iki defadan fazla uygulanir. AYRINTILI AÇIKLAMA Mevcut bulus istem 1'de ortaya konulan bir metoda yöneliktir. Bitkilerin gelismis büyümesi ve canliligi, bitkilerin yesillik alanlarinin daha hizli bir sekilde genislemesine yol açmakta, net asimilasyon oraninin artmasina ve sonuç olarak daha fazla fotosentetik ürünlerin üretilmesine yol açmaktadir. Bu, çimlerdeki çimen yapraklari gibi faydali tohumlarin, meyvelerin, yenilebilir yesilliklerin veya bitki kisimlarinin üretimini arttirir. Burada kullanildigi gibi, yüksek terpen içeren dogal yag, en az yüzde 50 terpen içerigine sahip dogal yaglar anlamina gelir. Yüksek terpenli dogal yagin en az yüzde 65 terpen içermesi tercih edilir. Uygun yüksek terpen içeren dogal yaglar, örnegin kozalakli agaçlarin ve turunçgil kabugu yaglari, tercihen turunçgil kabugu yaglari, örnegin portakal yagi, greyfurt yagi, limon yagi, misket limonu yagi, mandalina yagi veya çam yagidir. Bunlardan portakal yagi tercih edilir ve en çok tercih edilen soguk preslenmis portakal yagidir. Tercih edilen terpen içerigi agirlikça yüzde 80 ila yüzde 95'tir ve daha da tercihen yüzde 85 ila yüzde 87 ve en çok tercih edilen sekliyle yüzde 90 ila 97'dir. Ayrica d-limonen (Narenciye terpeni veya diger dogal yaglar) de kullanilabilir. Burada kullanilan "terpen" veya "yüksek terpen" terimleri, dogada yaygin olarak kullanilan, esas olarak uçucu yaglarin bilesenleri olarak bitkilerde kullanilan herhangi bir kimyasal bilesik sinifindan herhangi birini belirtir. Terpenlerin çogu hidrokarbonlardir, ancak alkoller, aldehitler veya ketonlar (terpenoitler) gibi oksijen içeren bilesikler de bulunur. Yapi taslari, hidrokarbon izopren, CH2=C(CH3)-CH=CH2'dir. Bazi terpen hidrokarbonlari, moleküler formüllere (CSH8)n sahiptir ve izopren birimlerinin sayisina göre siniflandirilabilir. Terpenler, karbon iskeletinin oksidasyonu veya yeniden düzenlenmesi gibi kimyasal olarak degistirildiginde, elde edilen bilesikler genellikle kapsar. Monoterpen örnekleri arasinda pinen, nerol, sitral, kamfor, mentol, Iimonen bulunur. Seskiterpenlerin örnekleri sunlardir: nerolidol, farnesol. Diterpenlere örnekler: fitol, A1 vitaminidir. Skualen bir triterpen örnegidir ve karoten (provitamin A1) bir tetraterpendir. Bu tarifnamede kullanildigi haliyle, "bitki" terimi, bütün bitkileri ve kök, filiz, sap, yaprak, tomurcuk, fide, çimlenmis tohum ve tohum gibi bitki kisimlarinin yani sira, bitki veya bitki kisimlarindaki hücreler ve dokular içermektedir. Burada kullanildigi gibi, bir bitkinin "filizleri ve yapraklari", bitkinin kökleri dahil olmak üzere tohum filizlendikten sonra bitkinin filizleri, saplari, dallari, yapraklari, tomurcuklari ve saplarin diger eklentileri ve dallari olarak anlasilmalidir. Bir bitkinin filizlerinin ve yapraklarinin, bitkinin bir "ana" bitki tohumundan ve/veya sürgünlerinden yetisen kisimlari olarak anlasilmasi tercih edilir. Burada kullanildigi gibi, "tohum bölgesi", tohuma bir inç mesafe içindeki bölgesi olarak anlasilmalidir. Burada kullanildigi sekliyle, "suda kararli agregalar" veya "suya dayanikli agrega yüzdesi" terimleri, toprak agregalarinin islandiklarinda ve yagmur damlalari çarptiginda dagilmaya dirençli olma derecelerinin bir ölçüsü anlamina gelir. Bu, bilinen agirlikta toprak agregalari içeren bir elek üzerine sabit bir sekilde yagan bir yagmur simülasyonu su püskürtücüsü kullanilarak ölçülür. Dayanikli olmayan agregalar gevser (dagilir) ve elekten geçer. Topragin elek üzerinde kalan fraksiyonu yüzde agrega stabilitesinin hesaplanmasinda kullanilir. Burada kullanildigi sekliyle, "potansiyel olarak mineralize edilebilir azot" veya "PMN" terimi, toprak mikrobiyal toplulugunun, kompleks organik kalintilara bagli azotu bitkilerin kullanabilecegi amonyum biçimine dönüstürebilme (mineralize etme) kapasitesinin bir göstergesi anlamina gelir. Mevcut su kapasitesi toprakta bulunan ve bitkilerin kullanabilecegi su miktarini ifade eder. Toprakta su depolanmasi bitki gelisimi için önemlidir. Su, toprak gözeneklerinde ve organik maddede depolanir. Alanda, su deposunun nemli ucu, yerçekimi drenaji durdugunda baslar (alan kapasitesi). Depolama araliginin kuru ucu "kalici solma noktasinda" bulunur. Toprakta tutulan, ancak bitkilerin kullanimina müsait olmayan suya higroskopik su adi verilir. Killi topraklar, kumlu topraklardan daha fazla su tutma egilimindedir. Kumlu topraklar yerçekimine kilden daha fazla su kaybetme egilimindedir. Burada kullanildigi sekliyle, "Aktif Karbon" ifadesi, toprak organik maddesinin bir karbon olarak ve toprak mikrobiyal toplulugu için enerji kaynagi olarak (yani, toprak gida agi için gida olarak) kolayca kullanilabilen fraksiyonunun bir göstergesi anlamina Burada kullanildigi sekliyle, "mikrobiyal aktiviteyi arttiran veya destekleyen" ifadesi, mikrobiyal gelisimi veya mikrobiyal metabolizmayi stimüle edici veya arttirici anlamina Burada kullanildigi sekliyle, toprakta mikrobiyal aktivite arttirma veya destekleme metotlari bakimindan, "Isleme tabi tutulmasi gereken toprak seçimi" ifadesi, standart tarimsal veya bahçecilik veya herhangi bir baska bitki üretimi normuna göre düsük bir mikrobiyal aktivitesi olan ve bu tür aktivitedeki bir artisin toprak üzerinde bitki üretimi amacina uygun yararli bir etkiye sahip olacagi topragin tanimlanmasi anlamina gelir. Burada kullanilan "kök gelisimi" ifadesi, köklerin toprak içinde, hem köklerin meydana geldigi toprak hacmi bakimindan hem de köklerin dallanmasi bakimindan kapsamli bir iyice gelismis besleyici kök sisteminin olusturulmasi anlamina gelir. Bu terim, spesifik sonucu, köklerinin olusumundan olgun yapiya kadar zaman içindeki ilerlemesi olan süreci içerir. Burada kullanildigi gibi "bitkilerin üretim verimi", alan basina birim olarak belirli bitkilerin yetistirildigi ürün üretim miktarini ifade eder. Bu tarifnamede kullanildigi haliyle, "kolayca ufalanan" ifadesi, topragin ufalanabilirligi ile ilgili bir özelligidir ve daha küçük parçalara ne kadar kolay parçalandigi anlamina gelmektedir. Bir veya daha fazla yüksek terpen (agirlikça %50 veya daha fazla) bazli yag, örnegin sinirlandirma olmaksizin, mevcut bulusun bilesimlerinin turunçgil yagi bilesimleri, bir sivi veya kati çözelti; süspansiyon; emülsiyon; emülsiyon konsantresi; sulu bir ortamda (örn., su) parçacik bulamaci; islatilabilir toz; islatilabilir granüller (kuru akiskan): kuru granüller; kelpe veya stik biçiminde olabilir. Formülasyondaki aktif bilesenlerin konsantrasyonu tercihen agirlikça %05 ila %99 (a/a), tercihen %5-40 arasindadir. Tercihen, bir veya daha fazla yüksek terpen bazli yaglar (agirlikça %50 veya daha fazla terpen), örnegin sinirlandirma olmaksizin mevcut bulusun turunçgil yagi bilesimleri %05 ila %99 veya tercihen %1 ila %30 oraninda bir veya daha fazla yüksek terpen bazli yaglar (agirlikça %50 veya daha fazla terpen), örnegin sinirlandirma olmaksizin agirlikça turunçgil yagi içerebilir. Tercih edilen bazi uygulamalarda, bir veya daha fazla yüksek terpen (agirlikça %50 veya daha fazla terpen) bazli yag, örnegin sinirlandirma olmaksizin mevcut bulusun turunçgil yagi bilesimleri agirlikça Tercihen, bir veya daha fazla yüksek terpen (agirlikça %50 veya daha fazla terpen) bazli yag, örnegin sinirlandirma olmaksizin, mevcut bulusun turunçgil yagi bilesimleri agirlikça %3 ila %90 yüzey aktif madde veya bu aralik dahilinde herhangi bir agirlikça yüzde içerebilir. Tercihen, agirlikça %5 ila %20 yüzey aktif madde içerir. Bir adjuvan olarak kullanildiginda, nihai yüzey aktif madde konsantrasyonu, agirlikça tercihen aktif madde olabilir. Diger yapilanmalarda, yüzey aktif madde agirlikça %0.05 ila agirlikça %0.2 ve diger uygulamalarda %0.025 ila %0.05 arasinda bulunur. Bazi yapilanmalarda, bir veya daha fazla yüksek terpen (agirlikça %50 veya daha fazla terpen) bazli yag, örnegin sinirlandirma olmaksizin, mevcut bulusun turunçgil yagi bilesimleri bir veya daha fazla insektisitler, fungisitler, mitisitler, herbisitler, gida maddeleri, bitki büyüme düzenleyicileri ve/veya gübreler içerebilir. Bu yapilanmalarda, bir veya daha fazla yüksek terpen (agirlikça %50 veya daha fazla terpen) bazli yag, örnegin sinirlandirma olmaksizin, mevcut bulusun turunçgil yagi bilesimleri, agirlikça bitki büyüme düzenleyicileri ve/veya gübreler içerebilir. Bazi tercih edilen yapilanmalarda, bir veya daha fazla yüksek terpen (agirlikça %50 veya daha fazla terpen) bazli yag, örnegin sinirlandirma olmaksizin, mevcut bulusun turunçgil yagi bilesimleri, agirlikça %90 ila %99.99 oraninda insektisitler, fungisitler, mitisitler, herbisitler, gida maddeleri, bitki büyüme düzenleyicileri ve/veya gübreler içerebilir. Bir veya daha fazla yüksek terpen (agirlikça %50 veya daha fazla terpen) bazli yag, örnegin sinirlandirma olmaksizin burada düsünülen turunçgil yagi bilesimlerinin bazi uygulamalarinda, bilesimin pH degeri 6.0 ila 9.0 arasinda veya tercihen 7.8 ila 8.0 arasindadir. Bazi uygulamalarda, bir veya daha fazla yüksek terpen (agirlikça %50 veya daha fazla terpen) bazli yag, örnegin sinirlandirma olmaksizin mevcut bulusun turunçgil yagi bilesimleri kullanilmadan önce suyla seyreltilebilir. Tercihen, turunçgil yagi bilesimleri 1 parça bir veya daha fazla yüksek terpen (agirlikça %50 veya daha fazla terpen) bazli yag, örnegin sinirlandirma olmaksizin turunçgil yagi bilesiminin yaklasik 2,000 parça su (12000) ile birlestirilmesiyle; veya yaklasik 2.5 parça turunçgil yagi bilesiminin yaklasik 100 parça su (25100) ile birlestirilmesiyle seyreltilebilir. Bazi yapilanmalarda, insektisitler veya fungisitlerle birlikte kullanildiginda, mevcut bulusun bilesimleri yaklasik 100 parça su ile yaklasik 1 parça bilesimin (10021) birlestirilmesiyle veya herhangi bir araya giren seyreltimle yaklasik 2000 parça suyun yaklasik 1 parça bilesimle birlestirilmesi yoluyla suyla seyreltilebilir. Bir adjuvan olarak kullanildiginda, bulusun bilesimleri, yaklasik 1 parça bilesim ile yaklasik 500 parça su veya yaklasik 2000 parça suyla veya yaklasik 4000 parça suyla yaklasik 1 parça bilesimin birlestirilmesiyle herhangi bir müdahale edici seyreltme ile birlestirilebilir. Diger konvansiyonel etkin olmayan veya inert bilesenler, turunçgil yagi formülasyonlarina dahil edilebilir. Bu tür inert içerik maddeleri arasinda: konvansiyonel yapistirici ajanlar, dispersan ajanlar, örnegin metilselüloz (Methocel A15LV veya Methocel A15C, örnegin, tohum muamelesinde kullanima yönelik birlesik dagitici/yapistirici ajanlar), polivinil alkol (örn., Elvanol 51-05), Iesitin (örn., Yelkinol P), polimerik dagitici maddeler (örn., polivinilpirolidon/vinil asetat PVP/VA 8-630), kivamlastiricilar (örn., kil kivamlastiricilar, örnegin viskoziteyi gelistirici ve parçacik süspansiyonlarinin çökelmesini azaltici Van Gel B), emülsiyon stabilizörler, yüzey aktif maddeler, antifriz bilesikleri (örn., üre), boyalar, renklendiriciler bulunur. YÜZEY AKTIF MADDELER Asagidaki bilesikler, yüzey aktif maddelerin sinirlayici olmayan örnekleri olarak verilmistir: Iyonik olmayan yüzey aktif maddeler arasinda örnegin sorbitan monolaurat, sorbitan monopalmitat, sorbitan seskuioleat, sorbitan trioleat, polioksietilen sorbitan monolaurat, polioksietilen sorbitan monostearat, polietilen glikol monooleat, polietilen glikol alkilat, polioksietilen alkil eter, poliglikol dieter, lauroil dietanolamid, yag asidi iso-propanolamid, maltitol hidroksi yag asidi eter, alkillestirilmis polisakkarit, alkil glukozit, seker ester, oleofilik gliserol monostearat, kendiliginden emülsifiye olabilen gliserol monostearat, poligliserol monostearat, poligliserol alkilat, sorbitan monooleat, polietilen glikol monostearat, polioksietilen sorbitan monooleat, polioksietilen setil eter, polioksietilen sterol, polioksietilen Ianolin, polioksietilen balmumu ve polioksietilen hidrojenlenmis hintyagi bulunur. Anyonik yüzey aktif maddeler arasinda sodyum stearat, potasyum palmitat, sodyum setil sülfat, sodyum Iauril fosfat, sodyum polioksietilen Iauril sülfat, trietanolamin palmitat, polioksietilen sodyum Iauril fosfat ve sodyum N-asil glutamat bulunur. Katyonik yüzey aktif maddeler arasinda örnegin stearil dimetilbenzil amonyum klorür, stearil trimetil amonyum klorür, benzalkonyum klorür ve Iaurilamin oksit ajanlari Alkilaminoetilt glisin klorür ve Iesitin gibi amfoterik yüzey aktif maddeler. TURUNÇGIL YAGLARI VE BIR VEYA DAHA FAZLA YÜKSEK TERPEN (AGIRLIKÇA Turunçgil yaglari portakal yagi, limon yagi, misket limonu yagi, greyfurt yagi ve mandalina yagidir. Bulusun bilesimlerinin ve yöntemlerinin turunçgil yaglari gibi, ancak bunlarla sinirli olmamak üzere bir veya daha fazla yüksek terpen (agirlikça %50 veya daha fazla) bazli yaglari, söz konusu turunçgil meyvelerinden herhangi bir yöntemle elde edilebilir. Özellikle, turunçgil yaglari, söz konusu meyvenin derisinden veya kabugundan elde edilir. Tercih edilen turunçgil yagi elde etme yöntemleri arasinda, bunlarla sinirli olmamak üzere, soguk presleme teknikleri yer alir. Bulusun bilesimlerinde kullanilabilecek terpen içeren yaglarin örnekleri arasinda, bunlarla sinirli olmamak üzere, çam yaglari ve %50 terpen veya daha fazla terpen içeren bitkilerin dogal olarak olusan bitki yaglari bulunur. GÜBRELER VE BESIN MADDELERI Bulus bilesimleri ayrica gübreler ve besin maddeleri de içerebilir (örnegin azot, potasyum veya fosfor içeren gübreler). Sadece turunçgil yagi bilesimleri ile kaplanmis, örnegin kaplanmis gübre granüllerini içeren bilesimler tercih edilmektedir. Bu gibi granüller uygun bir sekilde agirlikça %25 oraninda turunçgil yagi bilesimi içerir. Dolayisiyla, bulus ayrica bir gübre ve burada açiklanan turunçgil yagi bilesimlerini içeren bir gübre bilesimi saglar. Deniz yosunu makroskobik, çok hücreli, bentik deniz yosunlarini içeren genis bir konusma dili terimidir. Deniz yosunu özleri gübre olarak kullanilabilir. Bu terim, kirmizi, kahverengi ve yesil alglerin bazi üyelerini içerir. Bir deniz yosunu çok hücreli alglerden olusan çesitli gruplardan birine ait olabilir: kirmizi algler, yesil algler ve kahverengi algler. Bu üç grubun ortak bir çok hücreli ataya sahip oldugu düsünülmediginden, deniz yosunlari parafiletik bir gruptur. Ayrica, bazi demet olusturan mavi-yesil algler (Siyanobakteriler) bazen yosunlar olarak kabul edilir. Bitkilerin Ihtiyaç duydugu makro besinler, birincil ve ikincil besinler olmak üzere iki gruba ayrilabilir. Birincil besinler azot, fosfor ve potasyumdur. Bitkiler, büyümeleri ve hayatta kalmalari için bu besin maddelerinin büyük miktarlarini kullanirlar. Ikincil besinler kalsiyum, magnezyum ve kükürttür. Bitki gelisimi ve sagligi için çok az miktarda gerekli olan en az sekiz adet mikro besin maddesi vardir. Bunlar manganez, bor, bakir, demir, klor, kobalt, molibden ve çinkodur. Bazilari ayrica kükürdü bir mikro besin olarak kabul eder. Bunlar sadece küçük miktarlarda mevcut olsa da, hepsi gereklidir. Borun bitkilerde karbonhidrat tasinmasinda rol oynadigina inanilmakta olup; ayni zamanda metabolik düzenlemede yardimci olur. Bor eksikligi genellikle tomurcuktepe kurumasi (dieback) ile sonuçlanir. Bor, bitkilerde polen tüpünün büyümesi için de gereklidir. Ozmoz ve iyonik denge için klor gereklidir; ayni zamanda fotosentezde rol oynar. Kobalt bitki sagligi için esastir. Kobaltin azot fiksasyonunda önemli bir katalizör oldugu düsünülmektedir. Baklagillerin tohumlanmasindan önce bazi topraklara eklenmesi gerekebilir. Bakir, bazi enzimlerin ve A vitamininin bir bilesenidir. Bakir eksikliginin belirtileri yaprak uçlarinin ve klorozun kizarmasini içerir. Demir klorofil sentezi için esastir, bu nedenle demir eksikligi klorozla sonuçlanir. Manganez klorofil olusumunda rol oynayan bazi önemli enzimleri aktive eder. Manganez eksikligi bulunan bitkiler, yaprak damarlari arasinda kloroz gelistirir. Manganezin mevcudiyeti kismen toprak pH'ina baglidir. Molibden bitki sagligi için çok önemlidir. Molibden, bitkiler tarafindan nitratlari kullanilabilir formlara indirgemek için kullanilir. Bazi bitkiler bunu azot fiksasyonu için kullanir, bu nedenle baklagilleri tohumlamadan önce bunun bazi topraklara eklenmesi gerekebilir. Çinko klorofil olusumuna katilir ve ayrica birçok enzimi aktive eder. Çinko eksikligi belirtileri arasinda kloroz ve yetersiz büyüme sayilabilir. BITKI BÜYÜME DÜZENLEYICILERI Bitki hormonlari ve fitohormonlar olarak da bilinen bitki büyüme düzenleyicileri, bitki büyümesini düzenleyen kimyasallardir. Standart bir hayvan tanimina göre, hormonlar belirli yerlerde üretilen, çok düsük konsantrasyonlarda ortaya çikan ve diger yerlerde hedef hücrelerde degismis islemlere neden olan sinyal molekülleridir. Öte yandan, bitki hormonlari hayvan hormonlarindan farklidir, çünkü genellikle bitkinin diger kisimlarina tasinmazlar ve üretim belirli yerler ile sinirli degildir. Bitkiler, özellikle hormon üretimi için doku veya organlara sahip olmayip; hayvanlarin aksine, bitkiler daha sonra vücutta dolasan hormonlari üreten ve salgilayan bezlerden yoksundur. Bitki hormonlari bitkiyi sekillendirir, tohum gelisimini, çiçeklenme zamanini, çiçeklerin cinsiyetini, yaprak ve meyvelerin yaslanmasini, hangi dokularin yukari dogru büyüdügünü ve asagi dogru büyüdügünü, yaprak olusumunu ve gövde büyümesini, meyve gelismesini ve olgunlasmasini, bitki ömrünü ve bitki ölümünü etkiler. BITKI ÇESITLERI VE EKINLERI Burada açiklanan narenciye yagi bilesimleri, tercihen bir bilesim biçiminde tarimsal ve bahçecilik amaçlari için kullanilmaktadir. Herhangi bir durumda kullanilan bilesim tipi, öngörülen özel amaca bagli olacaktir. Mevcut yöntemlerin tarla, tohum, ekim, sera, sera, meyve bahçesi veya bag bitkileri, otlar, çim, süs, ekim, ev veya orman agaçlarinin tohumlarini, köklerini ve/veya yer üstündeki kisimlarini korumak için kullanilabilecegi düsünülmektedir. Burada açiklanan yöntemler ve bilesimler kullanilarak islenebilecek bitkiler, herhangi bir bitki türü olabilir. Bununla birlikte, tercihen agronomik veya bahçe açisindan önemli olan bitki türleridir. Özel olarak, bitki türleri misir, yerfistigi, kanoIa/kolza tohumu, soya fasulyesi, kabak, haç, pamuk, pancar, pirinç, sorgum, seker pancari, bugday, arpa, çavdar, ayçiçegi, domates, seker kamisi, tütün, yulaf ve ayni zamanda diger sebze ve yaprak ekinleri olabilir. Bazi yapilanmalarda ekinler veya bitki türleri, üzüm baglari, turunçgiller, cevizler, bademler, tüm çekirdekli meyveler, elmalar, armutlar, muzlar, çimler, çimenler, ev ve bahçe ve bahçe bitki çesitlerini içerebilir. Bitkiler ayrica, bunlarla sinirli olmamak üzere, gül, lale, menekse, fulya, glayöl, lavanta, zambak, nergis, orkide, sümbül, krizantem, çigdem, süsen, sakayik, pembe zipçikti, karanfil, antoryum, gloksinya, açelya, atatürk çiçegi, ageratum, bambu, begonya, kamelya, dahlia, karanfil, sardunya, kina çiçegi, vadideki zambaklar ve lobelya gibi süs bitkileri de olabilir. UYGULAMA YÖNTEMLERI Burada açiklanan bilesimler birkaç yolla uygulanabilir. En çok tercih edilen uygulama yönteminde, burada açiklanan bilesimler dogrudan islem için seçilen topraga uygulanir. Uygulama yöntemleri arasinda damla sulama, yagmurlama sulama, püskürtme veya buhar olarak veya yavas salma granülleri olarak uygulama yer alir. Bilesimler, bunlarla sinirli olmamak üzere, püskürtme, islatma, daldirma, bugulanma, kazma, dus, sisleme, batirma, nemlendirme, serpistirme, suya daldirma, uçak veya helikopter yoluyla hava yoluyla tozlama ve siçratma dahil yöntemler kullanilarak uygulanabilir. Emülsifiye edilebilir konsantreler veya emülsiyonlar, turunçgil yagi bilesiminin istege bagli olarak bir islatici veya emülsifiye edici madde içeren organik bir çözücü içinde çözülmesi ve daha sonra karisimi, bir islatici veya emülsifiye edici madde içeren suya ilave etmek suretiyle hazirlanabilir. Uygun organik çözücüler, alkilbenzenler ve alkilnaftalinler gibi aromatik çözücüler, sikloheksanon ve metilsikloheksanon gibi ketonlar, klorobenzen ve trikloretan gibi klorlu hidrokarbonlar ve benzil, furfuril alkol, bütanol ve glikol eterler gibi alkollerdir. Spreyler olarak kullanilacak bilesimler, formülasyonun bir iticinin, örnegin florotriklorometan veya diklorodiflorometanin basinci altinda bir kapta tutuldugu aerosoller seklinde olabilir. Alternatif olarak, turunçgil yagi bilesimleri mikro-kapsüllenmis formda kullanilabilir. Ayrica turunçgil yagi bilesiminin yavas ve kontrollü bir salimini elde etmek için biyolojik olarak çözünebilir polimerik formülasyonlarda da formüle edilebilirler. Uygun katki maddeleri, örnegin dagitimi arttirmak için katki maddeleri, yapistirici gücü ve islenmis yüzeylerde yagmura karsi direnç dahil edilerek, turunçgil yagi bilesimleri çesitli uygulamalar için daha iyi uyarlanabilir. normal olarak yüzey aktif cisimleri, örnegin; bir islatici madde, dagitici madde, emülsifiye edici madde veya süspanse edici madde olabilir. Bu maddeler katyonik, anyonik veya iyonik olmayan maddeler olabilir. AGREGA STABILITESI Agrega stabilitesi, toprak agregalarinin islandiginda ve yagmur damlalari çarptiginda ayrilmaya ne kadar direnç gösterdiginin bir ölçüsüdür. 0.5 mm ile 2 mm arasinda bilinen miktarda toprak agregalari içeren bir elek üzerine sürekli yagmur yagan bir yagmur simülasyonu yagmurlama sistemi kullanilarak ölçülebilir. Dayanikli olmayan agregalar gevser (dagilir) ve elekten geçer. Topragin elek üzerinde kalan fraksiyonu yüzde agrega stabilitesinin hesaplanmasinda kullanilir. Temel Protokol: 1. Topragin bir kismi 40 °C'de firinda kurutulur. 2. Bir yakalama tavasi ile 2.0 mm ve 0.25 mm istiflenmis eleklerin kullanilmasiyla kurutulmus toprak, farkli büyüklükteki fraksiyonlara ayirmak için bir Tyler Kaba Elek 3. Tek bir küçük agrega katmani (0.25 - 2.0 mm), 0.25 mm'lik bir elek üzerine yayilir (elek çapi 200 mm'dir (8 inç)). 4. Elekler, 4.0 mm çapinda münferit damlalar veren bir yagis simülatörünün altina 500 mm (20 inç) mesafede yerlestirilir. . Test 5 dakika boyunca gerçeklestirilir ve her elege damla olarak 12.5 mm derinlikte su (yaklasik 0.5 inç) iletir. Bu, yogun bir firtinaya esdegerdir. Islanmaya baslayan topraklara bakiniz. Böylece toplam 0.74 J enerji, bu 5 dakikalik yagis periyodunda her bir elek üzerinde etkilidir. Her 4.0 mm çap için 0.164 mJ enerji verildiginden, saniyede 15 damlanin her elege etki ettigi hesaplanabilir. 6. Simüle edilen yagis olayi sirasinda akan ve topragin üzerinde kalan taslarin toplandigi, kurutuldugu ve tartildigi süzülen toprak materyali toplanir ve sabit toprak agregalarinin orani asagidaki denklem kullanilarak hesaplanir: WSA = WstableNVtotal. Wstable - Wtotal - (Wsiaked + Wstones) burada W = kararli toprak agregalarinin (stable), test edilen toplam agregalarin (total), elekten dökülmüs agregalarin (slaked) ve testten sonra elek içinde tutulan taslarin (stones) agirligidir (g). Taslar için düzeltmeler yapilir. AKTIF KARBON Aktif karbon, toprak mikrobiyal toplulugu (yani, toprak besin agi için yiyecek) için bir karbon ve enerji kaynagi olarak hali hazirda bulunabilen toprak organik maddesinin bir bölümünün bir göstergesidir. Toprak potasyum permanganat (koyu renkli mor) ile karistirilir ve aktif karbonu okside ettikçe renk degisir (görsel olarak daha az morlasir), bu görsel olarak gözlemlenebilir, ancak bir spektrofotometre ile çok dogru bir sekilde Temel Protokol: 1. Iyice karistirilmis olan daha büyük kompozit yigin halindeki topraktan, bir alt örnek alinir ve havayla kurumaya birakilir. Toprak ögütülür ve 2 mm elekten geçirilir. 2. 2.5 9 havada kurutulmus toprak örnegi, koyu mor renkli, 20 ml 0.02 M potasyum permanganat (KMnO4) çözeltisi ile doldurulmus 50 ml'lik bir santrifüj tüpüne yerlestirilir. 3. Toprak ve KMnO4, numunedeki "aktif" karbonu oksitlemek Için tam olarak 2 dakika boyunca çalkalanir. Bu oksidasyon sonucu mor renk daha açik hale gelir. 4. Numune 5 dakika santrifüjlenir ve süpernatan damitilmis suyla seyreltilir ve . KMnO4'ün standart bir seyreltme serisinin emiciligi de numune emilim verisinin yorumlanmasi için bir kalibrasyon egrisi olusturmak üzere ölçülür. 6. Numune emilim degerini, kg toprak basina mg karbon biriminde aktif C'ye dönüstürmek için basit bir formül kullanilir. POTANSIYEL OLARAK MINERALIZE EDILEN AZOT Potansiyel olarak mineralize olabilen azot (PMN), topraktaki mikrobiyal toplulugun. kompleks organik tortulardaki baglanmis azotu, amonyum bitkisinin elverisli formuna dönüstürme kapasitesinin bir göstergesidir. Toprak örnekleri 7 gün boyunca inkübe edilir ve bu dönemde üretilen amonyum miktari azot mineralizasyon kapasitesini yansitir. Temel Protokol: 1. Örneklemeden sonra mümkün olan en kisa sürede, karisik kompozit yigin toprak numunesi (5 °C'de (40 °F) saklanmis) elenir ve iki adet 8 g toprak numunesi çikarilir ve 50 ml santrifüj tüplerine yerlestirilir. 2. Tüplerden birine 40 ml eklenir, 1 saat boyunca mekanik bir çalkalayicida çalkalanir, 10 dakika santrifüje tabi tutulur ve daha sonra 20 ml süpernatan toplanir ve amonyum konsantrasyonu için analiz edilir (" zaman 0" 3. Ikinci tüpe 10 ml distile su eklenir, elde çalkalanir ve 7 gün boyunca 30 °C'de (86 °F) saklanir (inkübe edilir). 4. 7 günlük inkübasyondan sonra, ikinci tüpe 30 ml 2.67 M KCI eklenir (2.0 M çözelti olusturulur), tüp 1 saat boyunca mekanik bir çalkalayici üzerinde çalkalanir, 10 dakika santrifüj edilir ve 20 ml süpernatan amonyum konsantrasyonu için toplanir ve analiz edilir ("zaman 7 gün" ölçümü). . 0 günlük ve 7 günlük amonyum konsantrasyonu arasindaki fark, toprak mikroplarinin toprak örnegindeki organik azotu mineralize edebilme oranidir. Sonuçlar, haftada gram kuru agirlik toprak basina mineralize edilmis mikrogram azot biriminde rapor edilmektedir. ÖRNEKLER Uygulama yöntemi: Burada tarif edilen bilesimlerin akre basina 1.89 ila 18.93 litresi (2 kuart ila 5 galon), damla sulama hatti sistemine seyreltilmeden dogrudan enjekte edilir. Hacim hesaplama asagidakilere bagli olacaktir: 1. Akre basina uygulanan galon su 2. Tekrar uygulamalarin sikligi Uygulama sikligi: Ideal olarak ekimden 3 ila 5 gün önce. Bu mümkün degilse, ekimden ila 14 gün sonra. Ekimden sonra 3 ila 5 hafta sonra tekrarlayin ve bundan sonra sadece gerekirse tekrarlayin. Burada açiklanan bilesimler, zaman zaman üretici tarafindan eklenen ilave besinlere sahip olabilir. Bu gibi durumlarda, bilesim, formülün %33.3'ünde yer alan besin maddeleri ile %66.66 kuvvetinde olacaktir. Bu gibi durumlarda uygulama hacmi %50 arttirilir. TR TR TR TR TR TR TR TR TR